NASIL BİR NUMEROLOJİ? │ Numeroloji Hakkında Yanlış Bilinenler ve Gerçek Doğrular


saybeni, numeroloj, yanlış, doğru, numeroloji nedir, spiritüel, pin kodu, insanın pin kodu, pin kodu hesaplama, numeroloji hesaplama, numeroloji pin kodu, hayatın pin kodu, metafizik, bilgi, ali morpheus


Medyada sürekli olarak hiçbir sisteme veya kadim öğretiye dayanmayan, tek tek harflerin karakteristiklerine dair yorumların oldukça popüler oluşunu onaylamamaktayız. Yani “Efendim şu harf böyledir, bu harf böyledir,” diye inceleme yapmak bir noktaya kadar mümkün olsa bile bizleri çıkmaz sokaklara saptıracağı düşüncesindeyiz.

Tabi ki bu alanla ilk defa tanışan herkes başlangıç seviyesindeyken bu derece yüzeysel bilgilerle ilerleyebilir ki bu gayet normaldir ve mazur görülebilir evet. Fakat kişilerin bu alanda sözde ilerleyerek devam etmesine rağmen, bu kadar bilimsel ve matematiksel olan teknik bir konuyu hala aynı yüzeysellikle insanlara aktarmasını doğru bulmuyoruz. Kaldı ki böyle yüzeysel ve keskin yorumların hiç bilmeyen danışan kişiler tarafından otomatikman duygusal olarak ele alınma riskini bizzat yaşayarak gördük. “Yaa bak işte bende şu harf varmış da, yok efendim şöyle etkisi varmış, kısmetim kapanıyormuş, o yüzden adam olamıyormuşum.” gibi yaklaşımlar maalesef 9. çakra harf yoğunluğu had safhada olan ülkemiz insanının abartılı duygusallığını sıkça tetiklemektedir.

Eğer genel kompozisyonu ve büyük tabloyu unutup, sistemin matrix misali evrensel işleyiş mantığını gözden kaçırarak ayrıntılarda boğulursak, üzülerek şahit olduğumuz ve esefle kınadığımız şu gibi yorumlar yapma tuzağına düşmek kaçınılmaz olur; “Ahmet ismi şöyledir, Ayşe ismi böyledir, bu nedenle Ahmetler şöyle olur, Ayşeler böyle olur”. Bu yorumlar tamamen yanlış olmasa da (çünkü tek tek harflerin bulunduğu çakradan dolayı güçlü etkileri vardır evet fakat) bizi kişiliğimizin derinliklerini, hayat derslerimizi ve karmik borçlarımızı fark edip, İlahi İrade Yasalarına nasıl uyumlanacağımızı anlamaktan alıkoyacaktır. Bu tarzda yorum yapan kişiler iyi niyetli amatör bir çaba içerisindeler. Ancak genel esasları anlasalar da püf noktaları fark edecek kadar çok sayıda insanla görüşmedikleri ve analiz yapmadıkları için, dolayısıyla nüfusun geneline de istatistiksel metotla inemedikleri için, hataya düşmeleri maalesef kaçınılmaz oluyor. Böylelikle en son söylenmesi gereken en az öneme sahip etkenleri, ilk başta söyleyip en önemlisiymiş gibi sunma gafletine düşüyorlar.

Biz numerolojiyi hayatın içerisinden öğrenip akademik araştırmalarını tamamladıktan sonra bütün literatürü tarayarak, sonra tekrar hayata dalıp bulunduğumuz her noktada karşımıza çıkan her varlığa bunu karşılık beklemeyen bir hizmet olarak sunduğumuzdan dolayı, hasbel kader ulaştığımız sentezin ve layık görüldüğümüz ilhamların dış dünyada birebir karşılıkları olduğunu görmüş bulunuyoruz. Sonuç olarak harflerden getirilen eksik özelliklerin, doğum tarihinden takviye edilişinin neredeyse yüzde 90 oranında genel geçer bir eğilim olduğunu saptamış bulunuyoruz. Sadece doğum tarihi ile ve bir de üstüne sadece bek bir hesaplama sistemini tek başına ele alıp, harfleri tamamen basite indirgeyen veyahut yok sayan yaklaşımlara pirim vermemiz mümkün değildir.

Örnek olarak pin kodu sisteminde yanlış biçimde 4 rakamına tamamen negatif özelliklerin atfedilmesi, Vedik Astrolojide ve Ayurveda geleneğinde, Dünya gezegeninin yörüngesinin bu geleneklerin oluştuğu milattan önceki tarihlerde henüz tam olarak istikrarlı bir rotaya oturmamış olmasından kaynaklanmaktadır (konu hakkında ayrıntılı bilgi Immanuel Velikovsky’nin Çarpışan Dünyalar adlı eserinde bulunabilir). Fakat Dünya’nın yörüngesi artık kararlı bir yapıda olduğu için son tufandan bu yana 4 rakamı pozitif özelliklerde sabitlenmiştir. Ayrıca harflerden gelen özelliklerin önceki hayatlarda biriktirilen ve hak kazanılan özellikler olduğunu, doğum tarihinden yapılan takviyelerinde bu yaşamda kazanılması arzu edilen özellikler olduğunu tespit etmiştik. Dolayısıyla pin kodunu belirleyici kabul edip tek başına yorum yapmaya çalışmak yeterli olmayacaktır ve yer yer hatalara bile sebebiyet verecektir.

Şöyle bir profil düşünelim, 2. çakraya dair harfi bulunmadığı halde doğum tarihi açılışı 2. çakrayla başlamış olsun. Böylece bahsi geçen örnekteki kişinin; bakma, besleme, büyütme, anaçlık ile yapıcılık ve neşe geliştirme gibi konularda karmik borcu vardır. Yani önceki hayatlarında fırsatı olduğu halde bunları becerememiştir veya başına gelen olumsuz olaylar sonucu bu çakrası küsüp tamamen blokajlı hale gelmiştir. Şimdi kalkıp sırf doğum tarihi 2 rakamıyla başlıyor diye “Süper anaçsınız, harika büyütürsünüz,” gibi yorumlar tamamen hatalı olacaktır. Söylenmesi gereken şudur; bu kişi sonradan görme telaşıyla abartarak, yoğun bir çakrayı tekrar aktive etme çabasıyla girişeceği her türlü 2. çakra eyleminde, muhtemelen yakın çevresinde sevdiği insanların üzerine fazla düşerek onları bıktırıp bunaltıyordur.

Sarkaç prensibine göre bir tarafa aşırı salınım oluştuğunda dengeye varabilmek için diğer aşırı uca da ulaşılması gerekir. Herhangi bir çakrada harfi eksik olup karmik borcu bulunan insanların eğer aldıkları doğum tarihi takviyeleri ilk büyük eksiğin en başa konması şeklinde bir tasarım gözetilmemişse, bu çakranın önce çukuruna düşüp oradan zirvesine tırmanırken, yanlış yollara sapıp vebal almaları ve karmik borçlarına faiz eklemeleri büyük olasılıktır. Bizim aktardığımız numeroloji; tasarımları bu bakış açısıyla ele almanın bizi kendimizi bilmeye yaklaştıracağını savunur.